HANGİSİ DAHA ETKİN?

Ülkemizdeki pek çok uygulamada olduğu gibi pek çok yasaya da akıl erdirmek mümkün değil. Bunlardan biri de seçimlerle ilgili bir düzenleme. İster genel seçimler olsun, ister yerel seçimler her ikisinde de geçerli olan bir uygulama var ki garip. Buna göre seçimlerde aday olacak memur statüsündeki kamu personeli, seçimlerin yapılacağı günden 4 ay önce istifa ya da emeklilik yoluyla görevlerinden ayrılıyorlar. 2839 sayılı yasanın 18. maddesinde bu yasa ile kimlerin kastedildiği tek tek sayılıyor. Burada bir gariplik ve yanlışlık yok. Bu yasada, istifa edecekler arasında sayılan görevlerden birisi de oda ve borsa başkanları olarak belirtiliyor. Yeni bir yasal düzenleme ile bunların istifa etmelerine gerek olmadığı yönünde girişimde bulunulmuştu.

Eskiden seçimlere gidilirken seçimlerin adil ve tarafsız bir şekilde yapılmasını sağlamak düşüncesi ile Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ve Ulaştırma Bakanı istifa eder, onların yerlerine kamu personeli bir bürokrat vekalet ederdi. Bu yasal düzenleme, askeri yönetim tarafından oluşturulan mekanizmalarca yapılmıştı. İşin ilginç yanı, daha sonraki bir askeri yönetim, anayasa dahil pek çok yasada değişiklik yapmasına rağmen bu yasaya dokunmamış, seçimlerin adil ve güvenilir bir ortamda yapılması yönündeki düzenlemeyi olduğu gibi bırakmıştı.

Zaman içerisinde görüldü ki; askeri yönetimlerin yapmadığı düzenlemeleri sivil yönetimler yaptı. Bunun sonucu olarak seçimlere giderken söz konusu üç bakan yerlerini koruyor.

Diğer bütün bakanlar yerlerini koruyor.

Başbakan/Cumhurbaşkanı yerini koruyor.

Meclis başkanı yerini koruyor(?).

Milletvekili yerini koruyor.

Bunların hiç bir yolluk ve harcırahlarında kesinti olmuyor.

Seçim döneminde kamu personelinin Cumhurbaşkanını karşılaması uygulamasına devam ediliyor. Yasak bir tarafa, teşvik edilerek.

Ama…

Ama siyasi partilerin il ve ilçe başkan ve yönetim kurulu üyeleri istifa ediyorlar.

İlginç değil mi? Sizce bunun nedeni ne olabilir?

Ben söyleyim: İl ve ilçe başkan ve yönetim kurulu üyelerinin nüfuz ve etki kullanarak seçime gölge düşürmelerini engellemek. Ne kadar yerinde bir karar değil mi?

Demek ki neymiş? Nüfuz ve etki kullanarak seçime gölge düşürmeyi engellemek.

Bu haliyle söz gelimi bir siyasi partinin bir ilçe başkanı o kocaman kocaman adamlardan daha etkin.

Bu vesile ile bir bilgiyi paylaşalım: Başka bir ilçeden aday olurlarsa istifa etmeleri gerekmiyor. 2972 sayılı yasanın 17. maddesi istifadan istisna tutulanları düzenlemiş.*  Tabii bunda da bir değişiklik yapılmazsa.

İyi geceler uykuya pek muhtaç gözüm.

*”Görev yaptıkları yerden aday olmak isteyen siyasi partilerin il, ilçe yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de en geç 1 Aralık 2018 Cumartesi günü saat 17.00’ye kadar istifa etmeleri gerektiğine ilişkin esas ve usüllerin 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 40. maddesi uyarınca belirlenmesine karar verildi.” denilen Yüksek Seçim Kurulunun Resmi Gazetede yayınlanan kararında 2839 sayılı kanunun 18. maddesinde, görevden ayrılması gerekenler ile ilgili genel kurala yer verildiği, Mahalli İdareler Seçimleri’ne katılacaklar açısından istisnaların 2972 sayılı kanunun 17. maddesinde sayıldığı belirtilerek, “İstisna hükmünde kendilerine yer verilmediğinden görev yaptıkları yerden aday adayı olmak isteyen siyasi partilerin il, ilçe teşkilatlarının yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de istifa etmeleri gerekmektedir.” ifadesine yer verilmektedir..

SHARE

YORUM YOK