Haçlı İttifakı Devam Ediyor!

871

yahya demeliHAÇLI İTTİFAKI DEVAM EDİYOR!

 Yine terörle sarsıldık, üzüldük. Terör belasının ülkeyi getirdiği nokta acıdır, hüzündür…  Ülkemiz çok yönlü ve programlı bir saldırı ile sistematik bir terörle karşı karşıyadır. Ülkemiz terör belasıyla uğraşır; nice canlar, kanlar verilirken bazı gerçekleri görmek, ona göre tavır ve kararlar almak, projeler üretmek zorundayız. Teröre destek verenlere karşı daha uyanık olunmalı, uzantılarının eli kırılmalıdır.

Terörün siyasi, askeri, sosyal, psikolojik ve ekonomik sonuçları vardır. Ülkemizin gelişmesini, bölgede etkili olmasını engellemek isteyenlerin insanlık dışı uygulamasıdır terör.  Dost, düşman ülkeler, müttefik görünen düşmanlarımız artık görülüyor… Düşman, düşmanlığından dün de vazgeçmedi bu gün de… Yeni bir haçlı ittifakıyla karşı karşıyayız

Türkiye’ye karşı ABD, Rusya oyunu deşifre olmuştur. Dış politikamızı etkilemede terör cephesi birliği var. Teröre her türlü desteği veren, onları yetiştiren, eğiten, silah sağlayan çirkin emelleri için terör kartını kullanan ülkelerin başında Rusya ve ABD geliyor. Rusya ve ABD sorumluları dünya kamuoyu önünde terörün kanlı bilançosu altından kalkamazlar.

CIA terörle ülkeleri meşgul ederken ABD Orta doğuda kendinden başka oyun kurucu istemiyor. Ortadoğu’da etkinliğimizi, güç merkezi olmamızı istemeyenlere, Türkiye’yi Iraklaştırmak, Suriyelileştirmek isteyenlere karşı devletimiz ve milletimiz asla fırsat vermeyecektir. Bu saldırılar ciddi istihbarat zafiyetimizi, istihbaratımızın daha hassas titiz ve çok daha yerli ve milli olması gerektiği gerçeğini ortaya koyuyor. “Göz ola dağın ardını göre, akıl ola başa gelecekleri bile” (Kadı Burhanettin)

Terörün bir savaş şekli, çeşidi olduğu artık açıklıkla görülüyor. Türkiye’yi yıkmak, bölmek ve hedeflerine varmak isteyenler metot ve taktik değiştirerek terör yolunu deniyorlar.

Türkiye dengeleri, oyunları bozabilen bir ülke konumunda olduğundan, Türkiye’nin takip ettiği politikaların kendi menfaatlerini engellediğini düşünen şer odakları farklı usullerle ülkemizde etki yapıp sonuç almaya kalkıyorlar. Bunun arkasında yabancı istihbarat örgütlerinin destekçilerinin, yataklık yapanların varlığı açık. Aynı zamanda psikolojik bir savaş ve sistematik bir saldırı altındayız. Bunlar olurken bir gerçek daha ortaya çıkıyor. Dost görünen düşmanlarımız çok “Güvenme dostuna saman doldurur postuna” demiş atalarımız.

Terörle mücadelenin nasıl yapılacağı ve nasıl başarıya ulaşılacağı bir bilim ve sanattır,  temel prensibi ise kararlı bir iradenin siyasete hâkim olmasıdır. Her savaş gibi, sivil savaşın da yönetimi terörle nasıl mücadele edilip tasfiye edileceği üstün bir siyasetin konusudur. Terörle siyasi hayatını flört ederek geçirmiş politikacıların ülkelerine çok zarar verdikleri bilinmelidir. Hain, gizli görünen bir savaşın, kiralık unsurların, birliğimize dirliğimize indirdiği bir darbedir bunlar… Bu oyunları, senaryoları görememenin, dünyayı sömürmeye çalışanların taşeronu olmanın cezasıdır bunlar… O halde takip edilen politikalarla yüzleşmek, ya da politikaları sorgulamak gerekmez mi?

Suriye’de yaşananlar, bölücü terör örgütü ile yapılan mücadeleler göstermiştir ki dost ve müttefik olarak bildiklerimiz bizleri hançerlemektedir. ABD ve Rusya, Suriye’de koalisyon hükümeti tarzlı yönetimde anlaşmış durumdalar. Bir taraftan terör örgütüne karşı yapılan mücadelede yanımızda olduklarını beyan edenler diğer taraftan teröristlere kullanmaları için silah ve mühimmat desteği veriyorlar. Suriye’deki bütün süper güçler (İran dahil) ülkemiz aleyhine müttefik oldular!.

Akan Müslüman kanları üzerinde emperyalist güçler kendi menfaatlerine göre yeni bir harita ve yönetim şekli kuracaklar. Emperyalist Hıristiyanlık ile mazlum İslam’ın kavgasında, Müslüman coğrafya ne yazık ki yeni haçlı ittifakıyla parçalanıyor. Bu yaşananlar bir Haçlı kuşatması olarak Ortadoğu’yu yakıyor ve bundan bizler de etkileniyoruz. Şu ya da bu sadece bir iktidar meselesi değil bir ülke ve millet meselesidir.

Artık ortada bir gerçek var. Ortadoğu’da yaşanılan savaşlar ve süren Müslüman soykırımı, bu savaşların bir Hıristiyan-Müslüman çatışması olduğunu bu tür senaryolara ihtimal vermeyenleri bile ikna edecek düzeyde netleşiyor. Suriye’de iş Müslüman öldürmeye gelince bir anda kendini gösteren ABD-Rus ittifakının nerelere dayandığını da artık görüyoruz. 35 Yıldan beri terörle baş edemediğimiz, herkesin inine girildiği halde teröristlerin inine, müttefiklerimiz(ABD, AB, NATO!) müsaade etmiyor diye giremediğimiz içindir bu yaşanalar.

Tüm sorunlarımızın birinci ve temel sebebi; Büyük millet olma bilincini ve mücadele ruhunu kaybetmiş olmamızdır. Tüm sorunların çözümü için her alanda yeniden bir milli mücadele ve Kuvay-ı milliye ruhunun gerektiğini görüyoruz. Yüce Türk milleti sınırlı verilen hürriyet kadar hür değil, ne kadar olmak istiyorsa o kadarı düşünmelidir

Dışarıya karşı tedbir usullerinin, siyasal birliğin sağlanması terörün etkisini azaltacaktır. Bu acılar bizi yeni arayışlara sevk etmeli tüm kurum ve kuruluşların özverili olarak, birlik bütünlük içersinde hareket ederek daha üstün bir istihbarat ve teknik, taktikle ülke bütünlüğümüz dış saldırılara karşı korunmalıdır.

Etrafı ateş çemberi içinde bırakılan bir Türkiye Cumhuriyetinde gün iç hesaplaşma değil birlik, beraberlik ve kenetlenme vaktidir. Tek vücut olalım, birliğimizi, dirliğimizi zaafa uğratmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Allah düşmana, fitneye ve fitnecilere fırsat, milletimize de zeval vermesin. Allah bu milleti Haçlı ittifakına, düvel-i muazzamaya karşı ortaya koyduğu milli ruhu ve gücünü harekete geçirmeyi nasip etsin.

Teröre destek verenler elbet bu kanda boğulacaklardır. Yaralılara acil şifa ve şehitlerimize rahmet dilerken yakınlarına, Türk milletine ve silahlı kuvvetlerimize sabır diliyorum.

SHARE

YORUM YOK

VER