Öğretmenlik ki!

487

İnsanlar ve toplumlar kendi hayatlarının nasıl olacağını kurgularken öğretmenlere büyük görevler düşer… Hayal edilen bir yaşamın gerçekleşmesinde eğitimin ve öğretmenin oynadığı rol inkâr edilemez. Öğretmen, eğitimin temel taşı ve ana unsurlarındandır.
Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan, eğiten, bir ülke ve milletin geleceğini belirleyen, toplumun önemli dinamik unsurlarındandır öğretmenler… Öğretmenlerimizin ruh, beden sağlıklarını geliştirmek ve ekonomik yönden desteklemek için her türlü çaba muhteremdir.
“Toplumların uygarlık düzeyi öğretmenlere verilen değerlerle ölçülür.” Öğretmenlik; mesleğe saygı, çocuğa sevgiyle başlar… Öğretmenlik; yararlı, yapıcı, yaratıcı, iyi bir insan ve iyi bir vatandaş olarak yetiştirme sanatıdır. Yetişmekte olan çocuk ve gençleri, ailesi, çevresi, milleti, devleti ve vatanı için daima bilinçli kılma çabasıdır.
Aynı zamanda öğretmenlik mesleği ilahî ve ulvi bir meslek¬tir. En büyük öğretmen, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’dir (s.a.v). “Ben ancak bir öğretmen olarak gönderildim” buyurmuştur. Bu açıdan bakılırsa bütün öğretmenler, Peygamber’imizin meslektaşlarıdır. Bu sebeple, eğitim ve öğretim işiyle meşgul olanlar kutsal bir görevi de icra ediyor demektir. İslam dini yeryüzüne yayılmışsa bunun temel sebeplerinin başında Sevgili Peygamberimizin öğretmen, ashabının da bir talebe gibi çalışmasıdır…
Eğitim ve öğretim işiyle meşgul olmak sadece dünyevi getirisi olan bir görev değildir. Bu görevi yerine getiren insanlar için, dünyada kendilerine ilim öğrettikleri insanların yanı sıra, bütün yaratılanlar da kendilerine hayır duada bulunmaktadırlar.
Sevgili Peygamberimiz hadislerinde; “Allah Teâlâ Hazretleri, melekleri, semâvat ehli, deliğindeki karıncaya, denizindeki balıklara varıncaya kadar arz ehli, halka hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur.” “İlimden bir şey öğrenip, öğrendiği şeyi halka öğreten bir âlime, yetmiş sıddık′ın sevabı verilir” “Öğrenip amel eden ve öğrendiklerini öğreten bir kimse, gökler âleminde hayırla yâd edilir.” buyurmuştur.
Eğitim-öğretimin etkin unsuru olan öğretmenlik önemsenmelidir. Öğretmen kutsal vazifesini, insan yetiştirmesini huzur içinde yapabilmesi için görevinin ulviyetine, toplumun inandığı değer ölçülerine saygı duyması gerekir. Öğretmen bir medeniyet mimarı olduğu gibi rehberdir, barıştırıcı ve uzlaştırıcıdır. Öğretmen anadır, babadır, bir canandır…
Toplumların ve o topluma yön veren insanların mimarları ve mühendisleridir öğretmenler… Büyük Türk Mütefekkiri Nureddin Topçu yazdığı ‘Maarif Davamız’ adlı eserinde insanın ve toplumun kaderinde öğretmenin oynadığı büyük rolü şöyle anlatır : ” Devletleri yapan da yıkan da muallimlerdir (Öğretmenlerdir)… Muallime değer verildiği, muallimin hürmet gördüğü ülkede insanlar mutlu ve erdemlidir. Muallimin (zelil olduğu, mesleğinin hor görüldüğü milletler düşmüştür, alçalmıştır ve şüphe yok ki bedbahttır.(mutsuzdur.)”
“Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, gerçek mutluluğa ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri memleketin geleceğini yoğuran irfan ordusudur. Bu iki ordunun her ikisi de kıymetlidir, yücedir.” “Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun elde ettiği kazanımlar sönük kalır. Milletimizi geçek mutluluğa, kurtuluşa ulaştırmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve hayata götüren bugünkü idare şeklimizin sonsuzluğunu istiyorsak, bir an önce büyük, kusursuz, nurlu bir irfan ordusuna sahip olmak zorunluluğunda bulunduğumuzu inkâr edemeyiz.” (M.K. Atatürk)
Öğretmenliğin hayati önemi ve değerini anlatan bu değerlendirmeleri; milletimizin ve özellikle ülkemizi yöneten yöneticilerimizin dikkatine sunarız.
İş yapanlardan ziyade iz bırakanlardan olmalıyız. “Kötü insanlar kapı kapatır./ İyi insanlar kendini aratır.” Sevgiye dayanmayan eğitim ya da eğitici meyvesiz ağaca benzetilebilir. Sevgi, insan olmaktır, yaratandan ötürü insanı sevmektir, insanı yüceltmektir.
Öğretmenlik peygamberlerin de yaptığı ulvi bir meslek olup, nesilleri daima faydalı, bilinçli kılmak çabasıdır.
İnsani değerleri; insanın düşüncesini, inancını alçaltırsanız, insan alçalacaktır. İnsanın düşüncesini, inancını yüceltirseniz insan yücelecektir! Bu bakımdan insanların eğitilmesi görevini üslenen, fedakâr insan olan öğretmenlerden beklenen çok şeyler vardır. Sorumluluğunu taşıdıkları milli eğitimin temel sorunlarını ve çözüm önerilerini sunarak, gereken hassasiyeti fedakârca göstererek, ülke ve çağın gerçeklerine uygun, geleceğin inşasının planlanması, milli karakterli çözüm yolları göstermek ve eğitmek gibi büyük hedef ve idealleri taşıması gereken bir fonksiyon üstlenmişlerdir… Bu anlayıştan uzak olan düşünce ve eğitim kör, sağır ve topaldır…
24 Kasım’ı sadece kutlanan bir gün olarak değil, hedef ve ideallerin hatırlanmasında düşünen, duyan, hisseden beyin ve vicdanların uyanmasına vesile olmasını diliyorum. Türk Milleti’nin ve Türk Devleti’nin idealist, ehliyetli öğretmenlerle gelişeceğine, ilerleyeceğine, dünya milletleri arasında layık olduğu saygın yeri alacağına inanıyorum.
Değerli Öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlarken, ebediyete göçenlere rahmet, emeklilere sağlık afiyet, görevlerini sürdürenlere de başarı, sağlık ve esenlikler dilerim

SHARE

YORUM YOK

VER