Alternatifsizlik Doğru Mu?

Bir zamanlar eski bir partinin lideri, arka arkaya kazandığı seçim zaferinin sarhoşluğuyla: “Alternatifimiz yok.” demişti. Millet Partisi genel başkanı Sayın Aykut Edibali bu beyanata itiraz ederek: “Kimse alternatifsiz değildir. Alternatifi olmayan yalnızca Allah′tır” diye cevap vermişti. Göreceli başarısı ne olursa olsun milletin ruh kökünden beslenmeyen her oluşum gibi, adı geçen siyasi parti de ömrünü doldurup siyasi mezarlıktaki yerini almıştır. Gücü ellerine geçiren o günün muktedirleri, kimseye hayat hakkı tanımaz, kendilerinin ilanihaye o koltukta kalacaklarına inanırlardı. Fakat gerçek daha başkaydı. Her şeye gücü yetenlerin zamana hükmü geçmiyor, mahkeme kadıya mülk olmuyordu. İşte her zaman gündemde olan asıl risk bu. Bunun farkında olmak gerekiyor. Aksi takdirde istikrar esas o zaman kaybolur. İstikrar, yıpranmış, yorgun ekiplerle sürdürülemez. Yeni bir üsluba, yeni bir heyecana ve yepyeni bir ruha her zaman ihtiyaç vardır. Son seçimlerde (1 Kasım 2015 MV Genel Seçimleri) milletimiz beceriksiz muhalefete güvenmedi, değişiklik fikrinden vazgeçti. Ama bu ilânihaye böyle olacak anlamına gelmez, gelmemelidir. Milletimizin kızıl elması çürümemeli, ütopyası bitmemeli, düşleri kararmamalıdır. Münevverleri onun ideallerini tazelemeli, her daim diri tutmalı, rüyasını görmeye devam etmelidir. Aksi hal durağanlık, uyuşukluk ve felaket olur. Uyanmak; büyük hedeflere kilitlenmektir, destansı rüyalar görmektir. Mültecisiz, işgalsiz, kansız, kavgasız bir İslam âlemi; gücünün farkına varmış, dili bir, işi bir, fikri bir Türk Dünyasını oluşturma ideali alttan alta harlanmalıdır. Devletler de idealleri nispetinde yaşar. Yani devletleri yaşatan idealleridir. Siyaset ırmağını besleyen arı duru kaynağı kurutmamak da devletlûların feraseti olsa gerek. Bu yapılmazsa bağımız viran, hanemiz ören olur. Çare varlığımızın, bekamızın ve medeniyetimizin inşasına adanmış projelerin önünü açmaktır. Sesini kısarak, varlığını görmezden gelerek, aldığı oya bakarak değerlendirmek hatadır. Tam tersine ilim ve fikir iklimimizin mümbit toprağında yeni baharların yaşanması için zemin hazırlanmalıdır. Hastane, postane yaparak bir medeniyeti inşa edemezsiniz. Şayet yeni fikirlerin yeşereceği bir ortam oluşturmazsanız zihinleri kısırlaştırır, toplumu kuraklaştırırsınız. “Kimse bana alternatif olmasın” diyerek ecelin elinden kurtulmak mümkün değildir. Çünkü ölümsüzlük iksirini içmeyi beceremeyenler için siyaset mezarlığında mesai devam ediyor. İksir, kendi toprağını çöl olmaktan kurtarmaktır. Bugünkü dünyada bırakınız siyasi renklerin, toplumsal birikimlerin yaşatılmasını, kaybolmaya yüz tutmuş her türlü bitki ve canlı türünün bekası için büyük çabalar sarf edilmektedir. Bir medeniyet davası olanlar kendini alternatifsiz görmek bir yana, alternatifleri çoğaltmak ferasetini gösterir. Bir ideali olanların ömrü her zaman, popüler olandan daha uzundur. İlim ve hikmet böyle diyor.

SHARE

YORUM YOK

VER