İFTARDA GENÇLERLE BİR ARADAYDIK

haber-b320Millet Derneği İstanbul Şubesinin düzenlediği bu yıl ki iftar programı, iftardan önce okunan ilahiyatçı Hocamız KAMİL BÜYÜKER Bey′in Kur′ an- Kerim tilaveti ve  Türkçe meali ardından Ali Rıza Soydar’ ın duasıyla başladı.

“Allah’ım senin rızan için oruç tuttuk. Senin rızan için açlığa susuzluğa katlandık. Dilimimizi yalandan, yüzümüzü çirkinliklerden çevirdik. Senin verdiğin rızıklarla orucumuzu açtık.
İftar sevincimizi çoğalt. Bizi birbirimize kardeş eyle. Gönüllerimize barış ve huzur ver. Yuvamıza yurdumuza bereket ve afiyet ver. Bizi annemizi babamızı ve bütün inananları bağışla. Bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellik ver.
Rahmeti ve Rahmaniyeti sonsuz, Âlemlerin Rabbi, din-hesap gününün sahibi olan Yüce Rabbimiz! Sayısız hamd ve övme ancak sanadır. Senin güzel isimlerinle sana yalvarıyoruz! Hamdimizi, şükrümüzü kabul eyle!
Beşeriyetin efendisi şefaat hakkı bahşettiğin kulun ve Resulün Hazreti Muhammed’e ailesine ve ashabına sâlât ve selam olsun!
İsmi azamın hürmetine, peygamberlerin sonuncusu iki cihan serveri efendimizin kabul edilmiş duaları gibi, biz kullarının da dualarını kabul eyle! Biz sadece Sana kulluk etmeye, Senden yardım istemeye söz verdik! Bizi sözünde duranlardan eyle! Bizi sıratı müstakimden ayırma! Bizi sapmışların ve gazap ettiklerinin değil, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ulaştır.
Ya Erhamer Rahimin, Ülkemiz başta olmak üzere Tüm İslam dünyasına, İslam dininin güzelliklerini kavramayı nasip eyle,
Bizleri Kur’an ve Resulunün inancını, ahlakını, ibadetini, cehdini, hikmetini, hukukunu tanıyan anlayan ve yaşayanlardan eyle. Müslümanları her türlü bela, musibet ve felaketten koru. İslam dünyasına karşı zalimce saldıranlara, izin verme, güçlerini zaafa uğrat, kötü niyetlerini iyiye ve hayra çevir. Bizi ve İslam dünyasını koru!
Ya Fettah, Ya Galip Ya Mukallebel Kulub! Allah yolunda olan gerçek Müslümanlara yardım et! Zafer nasip et! Gaflet içinde olanları rahmetinle uyandır! Islah et! Müslümanlara kardeşlik, birlik ve yakın bir zafer nasip et! Dünyamızı ve İslam âlemini barışa adalete kavuştur!
Âmin diyen kullarını iki cihanda aziz eyle. Sen affedicisin, affı seversin bizleri affeyle Ya Rabbi… Âmin! Âmin! Âmin!!”

İftarın ardından topluca Hafız Ahmed Paşa Camii’ ne gidilerek burada akşam namazı eda edildi.

YAZARIMIZ BESTAMİ YAZGAN BİZLERLE

Akabinde mekâna tekrar dönüldüğünde konukları selamlamak üzere kendilerine söz verilen şair Bestami Yazgan  Millet Derneğinin ve onun kaynağı olan hareketin bir iyilik hareketi olduğunu, bu hareketin bugüne kadar hep milletin ve ümmetin iyiliği için yürekleri çarpan, samimi bireyler yetiştirdiklerine vurgu yaparak böyle mümtaz bir topluluğun içinde bulunmaktan duydukları onur ve mutluluğu dile getirdiler.

DERNEĞİMİZ YÖNETİM KURULU ÜYEMİZ SALİM YILMAZ ise derneğimizin güzel insanlar yetiştirdiğini bundan sonrada ülkemizin ihtiyaç duyduğu kendini bilen sorumluluklarının farkında olan ve çözüm odaklı insanlar yetiştirmeye devam edeceğini belirtti.

İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu adına söz alan Başkan Yardımcısı ERKAN KARAHAN ise, kısaca derneğin çalışmalarına değindikten sonra çalışmalar içerisinde en önem verdikleri faaliyetlerin eğitim faaliyetleri olduğunu, misyonunu insan ve kadro yetiştirmek olarak belirleyen bir yapıdan da bunun beklenmesi gerektiğine vurgu yaparak sözü Yaz Eğitimi Çadır Kampı sorumlularından HÜSEYİN ABDULLAHOĞLU′na verdi. Abdullahoğlu, ağustos ayı boyunca üç dönem halinde Beyşehir Gölü kenarında yapılacak kampla ilgili bilgiler verdikten sonra gençleri katılımcı olarak büyükleri ise eğitimci olarak kampa davet etti.

Daha sonra söz alan İlahiyatçı KÂMİL BÜYÜKER ise konuşmasını “Ömrümüzü Ramazanlaştırmak” üzerine bina etti. Konuşmasına “Oruçlunun iki sevinç anı vardır. Birisi iftar ettiği vakit, diğeri ise Rabbine kavuşacağı vakittir” hadisiyle başlayan Büyüker, orucun sadece açlık olmadığını, bütün uzuvların da oruca eşlik etmesi gerektiğini ve böylelikle an’ı ve zamanı ramazanlaştırmak gerektiğini ifade etti. İslam dünyasının yaşadığı sıkıntılara da vurgu yapan Büyüker, bugün müslümanlara en büyük zararın yine kendisinden geldiği tespitinde bulunarak, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer, namaz, oruç, hac, infak bizi değiştirmiyor, dönüştürmüyor ise ibadetlerimizde sıkıntı var demektir. Bu yüzden özellikle içinde bulunduğumuz ramazan ayında ramazan folklorundan uzaklaşıp, ramazan otokritiğine dönmemiz gerekiyor.” Konuşmasının devamında Peygamber Efendimiz’in mümini tarif eden beş hadisi örnek vererek, bu hadisler üzerinden bir sorgulama yapmamız gerektiğini sözlerine ekledi. Bu gecede hatırlarda yer etmesi için beş hadisi zikrederek konuşmanı tamamladı: “Mümin hurma ağacı gibidir. Meyvesi her zaman yenir ve yaprakları hiçbir zaman dökülmez. Mümin attar gibidir yanında olan ondan faydalanır. Mümin altın gibidir üzerine toprak atılsa da değerinden bir şey kaybetmez. Mümin taze ekin gibidir. Rüzgarlar sarssa da yıkılmaz. Mümin bal arısı gibidir. Her zaman en güzel şeyden yer en güzel şeyi üretir ve asla girdiği yeri kırmaz dökmez.”

Son olarak ise Dernekte Akaid, İlmihal ve Siyer konularında düzenli olarak dersler veren ilahiyatçı ABDULLAH CANKAL söz aldı. Konuşmasına “Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluş olan Ramazan’ ın ortasına gelinmiş olması sebebiyle Cenab-ı Hak’ tan af dileyerek başlayan Cankal devamında; “Biz Kur′an ın indiği Kadir Gecesinin içinde bulunduğu ramazan ayına öyle bir önem vermişiz ki, bu ayı oruçlarla, teravih ve teheccüd namazlarıyla karşılıyoruz. Fitremizi bu aya münhasır kılmışız. Her zaman verilebilmesi mümkün olmasına rağmen zekatımızı bile çoğunlukla bu ayda veriyoruz. Tüm bunlar, Kur’ an – Kerim’ in yüzü suyu hürmetine yapılmaktadır. Peki bu kadar değer verdiğimiz Kuran ı nasıl anlamalıyız? Nisa Suresi 82. ayet “Hala Kur’ an üzerinde gereği gibi düşünmeyecek misiniz” der. Bakara suresi 2. ayeti ise “Müttakiler için bu kitap bir hidayet kaynağıdır” der. İçerisinde seksen yıllık bir ömürden daha hayırlı bir gecenin (kadir gecesinin) olduğu Kur’ an üzerinde düşünmek mecburiyetindeyiz. Kur’ an- Kerim’ i anlamak için onu, kıraat kurallarına, tertil (üzerinde manasını düşünerek okuma) ve tilavete (verilen mesajları anlama ve yaşama) uygun okumalıyız. 6666 ayeti hayatıma nasıl tatbik edebilirizi düşünmemiz gerekir. Bakara suresi 121. ayette, Kuran’ ı hakkını vererek okumaktan bahsediliyor. Rabbim bizi hakkıyla Kuran’ ı okuyan ve hayatına tatbik edenlerden eylesin “ dedi.

Fatih Camiinde kılınan teravih namazının ardından çaylar ve tatlılar eşliğinde küçük gruplar halinde sohbetler sahura kadar sürdü.

SHARE
Millet Derneği İstanbul Şubesi hakkında bütün haberler, semineler ve faaliyetleri takip edebilirsiniz.

YORUM YOK

VER