Yunus Vehbi Yavuz – Kutlu Doğum

seminer-11faDeğerli Millet Derneği yetkilileri, hanımefendiler, değerli dostlarım, davetliler ve çok değerli minik kardeşlerim. Hz. Peygamberin dünyaya teşrifinin 1442. Yıl dönümü dolayısı ile burada bir sohbet yapmak üzere bulunuyoruz. Bu toplantı hepimiz için mübarek olsun. Onu daha iyi anlamayı Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
Yüce Rabbimiz Hz. Peygamberi bize bir uyarıcı, müjdeleyici ve bir şahit olarak gönderdiğini bir ayetinde şöyle ifade ediyor: “Biz seni şahit olarak gönderdik, müjdeleyici olarak gönderdik, uyarıcı olarak gönderdik.” Burada dikkat edelim tehdit edici olarak buyurmuyor Cenab-ı Hak, uyarıcı olarak gönderdik buyuruyor…
VAKTİNİN ÇOĞU AMEL-İ SALİH İLE GEÇİYORDU
Peygamberimizin günlük ibadeti beş vakit namazdı. Altıncı vakit teheccüd sırf ona farz. Oturupta tesbih çektiği, zikir çektiği yoktu. Öğlene kadar dünya işleriyle uğraşıyor. Gelen heyetlerin sorduğu soruları cevaplıyor, problemlerini çözüyordu. Bunun adı ameli salihtir yani güzel, faydalı işler yapmaktır. Öğlende namazını kılıyor, biraz uyku uyuyor istirahat ediyor. Sonuçta, Peygamberin de dinlenmeye ihtiyacı var. Kaylule uykusu deniliyor. Şöyle bir saat uyuyor ondan sonra ta akşama kadar dünya işleri ile uğraşıyor, insanların işleri ile uğraşıyor. Yatsı vaktinde yatıyor, sabah kalkıyor bütün hayatı böyle geçmiştir. Daha sonradan insanlar başka dinler de olan ruhbanlık alametlerini yapmaya başladılar. Şimdi bir de zikirmatikler çıktı. Ama Peygamber Efendimizde böyle bir müslümanlık anlayışı olduğunu görmedim. Allah ne diyor? Ben, kulumu size örnek olarak gönderdim. Onun gibi yaparsak cennete gider miyiz? Elbette gideriz. Ama birileri ne diyor? Bizim dediklerimizi de yapacaksınız. Tabii sizden rant sağlayacaklar. Siz onun dükkanına uğrayacaksınız. Onun dükkanından da alışveriş yapacaksınız. Peygamberi iyi tanımak lazım. Peygamber nasıl bir şahsiyetse öyle olmak lazım. Mesela Asr-ı Saadet kitabını okuyan kişiyi kimse kandıramaz.Size bu kitabı önerebilirim.
EN ÇOK KADINLARI ONURLANDIRMIŞTI
Din deyince kadın anlaşılmıyor, erkek anlaşılıyor. Ama bizim dinimiz böyle değil, hem kadınları hem de erkekleri kapsıyor. Peygamberimizin kadın sahabileri de vardı. Bendeniz sizlere biraz o kadın sahabilerden bahsedeceğim. Efendimiz, kadınlara hak ettiği yeri verdi. Kadınları onurlandırdı. Müslümanların bir numarası kimdir? Hz. Hatice. İlk müslüman, bir kadındır. Kadınlar ne kadar iftihar etse azdır. Hanımlarının en genci Hz. Ayşe idi ve Hz. Ayşe dinin öğretmede bir numaraydı. Demek ki öğretmenlerin bir numarası bir kadınmış. Hanımları namazlara götürdü. Bayram namazlarına gelmelerini emretti. Hz. Peygamberin hanımları ve kadın sahabiler birçok hadis rivayet etti. Yani dine hizmet ettiler. Ve Kur’anda bazı süreler ismini kadınlardan almıştır. Nisa suresi ve Meryem suresi gibi. Şimdi ben diyorum Ehli Kitaba, bizde sizin peygamberlerin adı var Kur’anda her evde bir Meryem var, sizde var mı? Yok. Demek ki biz ayrım yapmıyoruz. Kadına saygı duyuyoruz. Peygamberin hayatında olan bazı kadınlardan bahsedeceğim ama burada bir ayeti okumak istiyorum. Bir sahabi kadın geliyor ve diyor ki “Ya Resulullah, Kuran-ı Kerimde ki ayetler hep erkelere iniyor hep erkek kipi ile iniyor.” Efendimiz bir şey söyleyemiyor ve biraz sonra Ahzap suresinin 35.ayeti iniyor: “AHZAB 35. Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, tâata devam eden erkekler ve tâata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” Bu ayet iniyor ve kadınlarla erkekleri eşit kılıyor. Tabii daha başka ayetler var.
Şimdi size hanım sahabelerden bahsedeceğim. Bir numara Hz. Hatice idi. Hz. Hatice’nin annesinin adı Fatıma idi. Efendimiz kızına anneannesinin adını verdi. Efendimiz, Hatice’ nin üçüncü eşi idi. 24 sene beraber yaşadılar. Efendimiz 25, Hz. Hatice 40 yaşında idi. Çocuklarının çoğu Hz. Hatice’den oldu. İslamın yayılmasında Hz. Hatice, çok büyük bir rol oynadı. Hz.Peygamber’ e moral veriyordu. Yükünü hafifletiyordu. Peygamber Efendimize ilk vahiy geldiğinde, Efendimiz çok şaşırmıştı. Hz. Hatice ona “ey amcaoğlu” dedi. Amcaoğlu değildi ama amcaoğlu derdi. “O bahsettiğin kişi, Cebrail sana gelince bana haber verir misin” diyor. Hz. Peygamber, Cebrail gelince ona haber veriyor. Hz. Hatice, Peygamberimizin gördüğü kişinin Cebrail olduğunu anlamak için başını açıyor ve Peygamber, Cebrail’i göremiyor. O zaman işte bu Cebrail’ dir diyor ve Peygamberi rahatlatıyor.
HZ. HATİCE (R.A)
Bir defasında Efendimiz Hz. Hatice’ye, Allah sana selam söylüyor dedi. Rivayet edildiğine göre Cebrail şöyle demiş “Ya Muhammed, Hatice’ye selam söyle.” Hz. Hatice şöyle karşılık veriyor: “Allah kendisi selamdır selam da Allah’tandır. Cebrail’e de selam olsun” diyor.
HZ. AİŞE (R.A)
Şimdi ikinci bir sahabi hanımdan bahsetmemiz gerekiyor. Müminlerin annesi tüm müslümanların hocası, hocaların hocası Hz. Aişe evlenirken 17 yaşında idi. Efendimiz onunla nasıl evlendiğini anlatıyor. Hz. Hatice ölmeden evvel Peygamberimiz, Hz. Aişe’yi rüyasında ipekten bir sedir üzerinde oturuyorken görmüş. Oradan anlamış ki, Allah onu Hz. Aişe ile evlendirecek. Hz. Hatice vefat edince, Hz. Aişe ile nikahlanmış. Hz. Aişe, hicri 57 senesinde vefat etmiştir. Çok iyi şiir okurdu. Olayları şiirle anlatırdı.
ŞİFA BİNTİ ABDİLLAH (R.A)
Bir başka sahabi hanım Şifa binti Abdillah’tır. Hicretten önce müslüman oldu. Biatı nasıl oldu? Doğrudan doğruya huzuruna gelerek biat etti. Perde arkasından değil. Yalnız, hanımlarla tokalaşmıyordu Hz.Peygamber. Ve Hz. Peygamber ona, hanımlarına yazı yazmayı öğretmesini emretti ve karınca duasını öğretmesini emretti. Cahiliye Döneminde bazı dualar okuyordu. Peygamberimize geldi ve ben böyle dua okuyordum sakıncası var mı diyor. Peygamber de sakıncası yok, oku diyor. Hatta Hafsa’ya da öğret diyor.
HANIM RAVİLERDEN YALANCI ÇIKMADI
İslam tarihinde, islami ilimler içinde bir ilim var. Nedir o ilim? Hadis ilmi. Bu hadisleri nakledenlere, ravi deniliyor. Erkek raviler içinde pek çok yalancı çıkmıştır. Alimler bu kişileri kitaplarda yayınlamıştır. Fakat kadın raviler içinde tek bir yalancı çıkmamıştır. Hanım sahabilerden Ümmü Eymen, Efendimizin annesi vefat edince Efendimiz alıp Medine’ye getiren kişi. Efendimiz, Ümmü Eymen benim ikinci annemdir derdi.
ESMA BİNTİ ZEYD (R.A)
Esma binti Zeyd isimli sahabi hanım meşhur Yemen valisi Muaz bin Cebel’ in amcasının hanımı idi. Rivayete göre Efendimizin yanına geldi. Bir hanımefendi, erkelerin olduğu bir yere geliyor ve direkt soru soruyor. Ya Resullullah benim arkamda bir kadın topluluğu var ve beni gönderdiler, şu soruları sor dediler. Biz kadınlar zayıf varlıklarız, evde oturan ve erkeklerin arzularını yerine getiren insanlarız. Halbuki erkekler savaşa katılıyorlar Ya resul, biz erkeklerin alacakları sevaba ortak olur muyuz? Peygamber, cemaatine dönüyor ve bu kadının sorusunu duydunuz mu, bundan daha güzel bir soru olur mu diyor. Efendimiz cevaben “ Sizden biri eğer aile geçimini iyi sağlarsa, meşru ölçülerde kocasına itaat ederse ve aile içinde kavga çıkarmazsa bu hanımların yaptığı bu işler erkeklerin yaptığı bütün işlere denktir aynı sevabı sizlerde alacaksınız” diyor. Ve kadın sevinerek tekbir sesleriyle arkasında ki cemaate gidip müjdeyi veriyor.
Bir başka hanım sahabi geliyor “Ya Resullullah babam beni zorla istemediğim kimse ile evlendirdi” diyor. Efendimiz babasını çağırıp onu kocasından boşatıyor ve kadının istediği kişiyle evlenmesini sağlıyor.
İşte İslam dininin kadına verdiği onur saymakla bitmez. İslam, insanı onurlandırdı ama en çok kadını onurlandırdı.
Konferansın videosunu izlemek için facebook sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
HABER: YUNUS TOPUZ / İSTANBUL

SHARE
Millet Derneği İstanbul Şubesi hakkında bütün haberler, semineler ve faaliyetleri takip edebilirsiniz.

YORUM YOK

VER