TUZAK VE PROVOKATÖR

Tarihin her diliminde birileri birilerine tuzak kurarak, onulmaz acılara, savaşlara sebep oldular. Hz. Yusuf’a kardeşleri, son peygamber Hz. Muhammed (S.A.S.) e Mekkeli Müşrikler tuzak kurmadı mı?

Kanuni’nin oğlu Şehzade Mustafa’yı boğdurmadılar mı? Osmanlı da  nice vezir, sadrazam ve devlet adamlarına muarızları, düşmanları tuzak kurmadı mı?

Birinci Dünya Savaşının başlaması için Saraybosna’da Sırp Veliahdının öldürülmesi bir tuzak değil miydi? İkinci Dünya Savaşında Pörl Harbor’a Japonların saldırması ABD’yi savaşa sokmak için icad edilmiş bir tuzak değil miydi?

Türkiye’nin son iki yüzyılında kurulan tuzakların haddi ve hesabı yoktur. Kurtuluş Savaşı’nın o acılı günlerinde az mı düşmanlarımız tarafından tuzaklar kurulmadı.!

1968 yılında Paris’te başlayan öğrenci olayları kısa sürede batıda sona ererken Türkiye neden aralıksız elli yıldır devam ediyor? Kim Türk milletine bu tuzağı kurdu? Kurduttu?

Evet; ülkemiz üzerinde oyun oynayan güçler yeni tuzaklar peşinde.. Hatırlayın 28 Şubat sürecinde bir sürü meczup, cübbeli, sarıklı , şalvarlı nereden beslendiği belli olmayan adamlar neler yapmadılar? Fadime Şahinler, Emine  Kalkancı’lar, Sisiler ve dahaları ülkeyi değiştirip dönüştürmek için yem olarak kullanılmadılar mı?

1990 yılından başlayarak Irak’ta, Suriye de özellikle ABD ve Batı işgallerini meşru göstermek için az mı tuzak kurdu…! Ülkemizde az mı oyun oynadı? PKK, YPG, PYD, DEAŞ gibi örgütleri kullanıp Türkiye’de ve de özellikle Türkmenlerle mukim Kerkük, Erbil, Musul Telafer, Halep hattında az mı tuzak kurup Türkiye’yi ve Türkmenleri cezalandırma yoluna gitmediler mi?

Adına Büyük Ortadoğu(BOP) veya Genişletilmiş Ortadoğu(GOP) dedikleri tuzaklara ne yazık ki Türkiye’yi çekerek oyunlarını devam ettirmediler mi?

Şimdi gelinen safhada ülkemizde yeni oyunlar, yeni tezgâhlar kurma peşindeler…

Lütfen dikkatli olalım… Söylemlerimiz hep tahriklerden uzak olsun…

Edirne’de bir on kasım günü kara çarşaflı biri tören esnasında “Atatürk İlah değildir” demekte, T.C. Diyanet İşleri Başkanı neden ve kim tarafından yönlendirilerek üstelik resmi cübbesiyle, kıyafetiyle “Keşke Yunan kazansaydı” diyen, “On Kasımda saat dokuz beş geçe herkes kenefe gitsin” diyen, İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’a hakaretler yağdıran, Haçlı sürülerine karşı kahramanca Kudüs’ü savunan Selahaddin’i Eyyubi’ye pervasızca laf atan  bir meczubun ziyaretine gidiyor ve bunu da insani saiklerle yaptığını söylüyor……!

Bir başkası bir merkezden basılmış gibi baltayla Atatürk heykeline saldırıyor…..!

Bir CHP Ardahan milletvekili çıkıyor geçmişte acılara sebep olmuş ancak 70 yıl önce çözüme kavuşmuş olan Ezan’ın Türkçe okunması gerektiğini söylüyor. Bir başka CHP milletvekili Trabzon Pontus’tur derken, Mine Kırıkkanat adlı kendini bilmez Atatürk’e tapıyorum diyecek….!

Bütün bunlar toplumu kutuplaştırmaya, insanları bir birine düşman etmeye çağıran, olsa olsa provokatörlerin işidir…!

Beyler, paşalar, ağalar, alimler, ulemalar ne oluyor? Anlayalım… Lütfen bu olayları basite alıp adam sende demeyin problem varsa , tuzak varsa çözüm de vardır. Çözün laf üretmeyin….!

Yunus gibi söyleyin, Mevlana gibi çağırın, Hacı Bektaş-ı Veli olun, “elinize, dilinize ve belinize sahip olun”.

Ülkemin birliğe, dirliğe, kardeşliğe,kucaklaşmaya yani tam anlamıyla barışa ihtiyacı vardır. Bu uğurda çaba harcayanlara SELAM olsun.

SHARE

YORUM YOK