KONYA’NIN HAFIZASI NE KADAR?

Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün yaptığı etkinliklerden biri de Yaşayan Konya Hafızası İKİNDİ SOHBETLERİ.

Bu sohbetlerden birinin konusu; Allah dostu bir zat Hacı Veyiszade idi. Adı Mustafa Kurucu olan, ancak halk arasında Hacı Veyiszade diye bilinen bu Allah dostu, örnek bir müslüman, bir öğretmen, bir alim, bir sivil toplum önderi olarak dikkatleri üzerine çekmiştir.

İkindi Sohbetlerinde Hacı Veyiszade’yi torunu Prof. Dr. Mustafa Fayda anlattı. Fayda, çok fazla ayrıntıya girmeksizin Hacı Veyiszade hakkında dinleyenleri bilgilendirdi. Ancak ifade etmeliyim ki Konya insanı, Hacı Veyiszade hakkında zaten bir malumatın sahibi.

Fayda’nın anlattıklarından dikkat çeken bir iki hususu arzetmek isterim. Bunlardan biri, Hacı Veyiszade’nin kendisinin yetişmesinde emeği geçen hocalarına karşı deruni bir muhabbet beslemesidir. En sevdiği hocasının ölümünde günlerce kendine gelememiştir.

Bir başkası, Hacı Veyiszade üç yerde kendinden geçmektedir: Namazda, Peygamberimizin adı anıldığında ve misafir geldiğinde. Namazda okuduğu ayet ve duaların etkisiyle adeta kendinden geçmektedir. Fatiha Suresindeki “İyyeke ne’büdü ve iyyeke nesteıin” –Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz- ayetini okurken bir adım atıyormuş gibi yekinerek okuması, ayeti adeta yaşayarak hallenmesine bir örnek olarak verilebilir.

Yaptığı her işin en iyi şekilde yapılması prensibi de Hacı Veyiszade’nin dikkat çeken bir başka özelliğidir.

Sohbetin sonunda Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yaman, Kültür Müdürlüğünün hediyesini Prof. Dr. Mustafa Fayda’ya takdim etti.

İşin ilginç yanı, Hacı Veyiszade gibi örnek bir şahsiyetin anlatıldığı programa gelen kişilerin sayısı idi. Sohbeti takip etmeye iki sınıf mevcudu kadar bir insan kitlesinin gelmiş olmasıydı. Böylesine önemli, Konya’ya hizmet etmiş, iz bırakmış, örnek olmuş bir gönül adamının anlatıldığı bir toplantıya bu katılım, gerçeği söylemek gerekirse, gönlümüze ağır geldi. Konya’da resmi ve özel üniversiteler var. Hacı Veyiszade’nin adının verildiği kuruluşlar var. Hacı Veyiszade’nin, kuruluşunda bulunduğu Numune Hastanesi, Kızılay… gibi kuruluşlar var. Üniversitelerin İlahiyat, Edebiyat, Tarih, Sosyoloji, Psikoloji… gibi bölümleri var. Bütün bunların, bu anlatıma ilgi duymaları beklenirdi. Kabul etmeliyiz ki; bu tip konulara ilginin azalması, toplumsal hafıza kaybı demektir.

Pek çok yerde sihirli değnek ararız. Oysa sihirli değnek önümüzde durmaktadır. Bizim ancak bakışımızı düzeltmemiz gerekmektedir.

Bütün bunlar, Konya’nın hafızası var mı? Varsa ne kadar, sorusunu aklımıza getirdi. Aynı soruyu Türkiye için de sorabiliriz. Cümlenin öznesini değiştirerek başka sorular da sorabiliriz.

Söz, Hacı Veyiszade’den açılmışken, o,  belki bir programda anlatılamayacak kadar çok yönlü, kapsamlı bir adam. Onunla ilgili kitap çalışmaları da yapılmıştır. Onları okumak, insanın ufkunu açacaktır. Bu vesileyle onunla ilgili pek çok ilginç anekdottan ikisini arzetmek isterim.

Bunlardan birsi şudur: Hacı Veyiszade, her Cuma, abdestini alır. Namaza gitmeden önce Konya’da o zamanlar az sayıda bulunan meyhanelerin bulunduğu sokağa gelir. Her meyhanenin kapısından başını içeri doğru uzatarak içeridekilere seslenir:

-Selamün aleyküm. Ağalar, Cumanız mübarek olsun.

Hepsi bu kadar. Ve bir süre sonra bu meyhanelerden bir kısmı müşteri kaybederek kapanır.

Günümüzle irtibat kurarsak; işte Cuma tebriği böyle olur.

Bir başka anekdot ile noktayı koyalım: Hacı Veyiszade, -1950’li yıllar olmalı-oğlu ile İstanbul’a gider. Galata köprüsünden geçerlerken, Konya’da olduğu gibi, hemen herkese selam verir Hacı Veyiszade. Oğlu babasına der ki:

-Baba, burası Konya değil. Sen herkese selam veriyorsun. Burada müslimi var, gayri müslimi var. Senin selam verdiğin insanlar içinde gayri müslim olanı da var.

Hacı Veyiszade’nin verdiği cevap bir derstir:

-Oğlum, bir müslümana selam vermeden geçmektense, bırak hepsine selam vereyim.

Allah Rasülü’nün, “Selamı yayınız.” emrine böylesine bağlanmış bu adam sevilmez mi?

Ve bugün debelenip durduğumuz iğne ucu kadar sorunların temelinde bu yoksunluğumuz yok mu?

Allah, bu idrake zeval vermesin.

 

SHARE

YORUM YOK