2018 YILINA GİRERKEN CEP DELİK CEPKEN DELİK,UMUTLUYUZ

143

Şu ülkede bir türlü ekonomiye ayar çekemedik, çekemeyiz de. Nedeni, ülke olarak üretken olmadıktan yerli politikalar ve ekonomi oluşturmadıktan sonra ne bekleyeceğiz…Yeni yıla umutla girmek istesek de rakamlar bize güven vermiyor, aldatılıyoruz

Bakınız enflasyon oranları TÜFE %29,75, TEFE %30,84 (TÜİK 15 Aralık 2017), Dış Borç milli gelirin yarısını aşmış. Haziran 2017 itibari ile 432,4 Milyar dolara çıkmış (Hazine Müsteşarlığı 29 Eylül 2017) Bu resmi rakamlar ile hayatın içindeki rakamlar çok farklı. Bu rakamların yanından yaşadığımız rakamlar geçmiyor.

Yeni yıla girerken sırasıyla tüm yaşamı etkileyecek zamlar yapılmış, yetmeyenler de gününü ve sırasını beklemekte. Ulaşımdan, akaryakıta, elektrikten su, doğalgaza, ekmeğe, sebzeye, meyveye kadar zam. Bu zamlar yetmez daha da artmalı diyenlerimiz de var. Şu ülkede zamsız yılları acaba kimler görebilecek. Gider kalemlerindeki zamlar katlamalı artarken gelir kalemlerindekiler giderin kaçta birini oluşturuyor. Ücret ve maaşlar mı? Onlar altın, doların artışına mı bağlı ki zamlansın.

Çoğu zaman duyarsınız, “Bu memleket cennet…” Kıymetini bilmiyoruz. Cennetin kıymetini bilmek için zamlanmalıyız ki önemi artsın. Cennet böyleyse bu ülkenin Cehennemi nasıl onu da bilmeyiz ya da düşünmek istemeyiz. O halde bu ülkede kimler cennetten nasiplenir? Hak hukuk tanımayanlar, kul hakkı yiyenler, vergi kaçıranlar, rant uğruna doğayı katledenler, sahte mal üreten ve satanlar… Yetmez cennetti daha çok hak etmek için; yalan, dolan, talancılar, sahtekârlar, rantçılar, faizciler, tacizciler, sapıklardan tutun da tüm yanlış işler yapanlar daha çok yararlanacak. Acaba bu dünyası cennet olanın öteki dünyası da cennet olacak mı?…

İşin gerçeğinde cepte para olmadıktan sonra yaşadığı memleketin güzelliklerini gezip göremeyene, köyden şehre ya da şehirden başka şehre gidemeyenlere, ülkenin güzelliklerini neyle anlatabilirsiniz…Ama benim vatandaşım yine de vefalıdır devlete, millete saygılıdır, hak hukuk bilir fakat hakkını bile arayamaz… Pahalılık sadece resmi rakamlarla kalmaz memlekette, alır başını gider. Çünkü denetimsizdir. Sonra da daha ne arıyorsunuz bu memleket cennet kardeşim cennet der dururuz. Az kazanandan az çok kazanandan çok vergide, paylaşımda adalet yoksa bu ülkenin güzelliğini geçim derdine düşen ne anlayacak ki, onun dünyası yaşadıklarıdır. Şu bizi temsil edenler bir ay sade vatandaş gibi yaşasalar, geçinmeye kalksalar da memleketin gerçeğini, güzelliklerini bir görseler, geçimin ne olduğunu bir anlasalar ne güzel olur değil m?

“Güçlü devlet” olmak için temenniler, reklamlar yetmez. Milletin de güçlü ve üretken olması gerekir. Güçlü ekonomik model ve uygulamalar ortaya konmalı, yerli ve milli ekonomik modeller geliştirilmelidir. Ayrıca devlet hayatımıza ve toplum hayatımıza bilimin, yüksek ahlakın, adaletin yön vermesi gerekir. Devletin; ülke yöneticilerinin, sorun üreten değil çözüm üreten yönetici ve bilge bir devletin olması gerekir.

Umudumuz tükenmeden, işsizliğin azaldığı, yetim hakkının yenmediği, her türlü kötü alışkanlığın en aza indiği, hak ve adalet duygusunun zirveleştiği, insanların birbirine sevgiyle, şefkat ve güler yüzle baktığı, üretimin arttığı, adaletli dağıtımın yapıldığı, lüks ve israfa düşmeden nimetlerin paylaşıldığı, mutlu aydınlık günlere ve yarınlara merhaba diyelim. 2018 yılının hak, hukuk, adalet barış ve huzur yılı olmasını diliyorum.

SHARE

YORUM YOK