AĞLANACAK GÜNDE GÜLME EY GÖNÜL

162

1990 yıllarda yazıya döktüğüm duygularım Aradan tam 20 yıl geçti

Öz yurdunda garip canlar ağlıyor.

Bugünler, yarınlar, dünler ağlıyor

Mülkünü kaybetmiş hanlar ağlıyor

Gaflet uykusuna dalma ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Diyar – ı İslâm’da fitne kol gezer

Birliği, dirliği, huzuru bozar

Zulmün sıkletinden insanlık bîzar

Aman zâlimlerden olma ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Türkistan deyince içim burulur

Yüreğime yağlı hançer vurulur

Gencecik fidanlar bir, bir kırılır

Sende güller gibi solma ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Çeçenya’dan tekbir sesleri gelir

Savaşan arslanlar yurdunda kalır

Şehit Dudayev’ler arşa yükselir

Yüreğime korku salma ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Bosna’da minarem, köprüm yıkılır

Tarihim, kültürüm tek tek yakılır

Beşikte yavrumun kanı dökülür

Zâlimin zulmünden yılma ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Filistin’in kolu kanadı kırık

Mescid-i Aksa’dan  gelir hıçkırık

Alem-i İslâm’ın yüreği buruk

Elin kolun bağlı kalma ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Trakya’dan feryat figan geliyor

Zalim palikarya canlar alıyor

Megola idea vatan bölüyor.

Cennet vatanını bölme ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Rumların vahşeti yamyamlara has

Planlar hazırlar zalim Akritas

Yavru vatanımı boğar kara yas

Oynanan oyuna gelme ey gönül

Ağlanacak günde gülme ey gönül.

 

Bu şanlı destana tüm dünya şahit

Cihana nur saçar binlerce şehit

Gel şimdi seninle edelim ahit

Elin kolun bağlı kalma ey gönül.

Ağlanacak günde gülme ey gönül!