MÜFREDAT

188

 

Müfredat; bir binanın temel yapı taşları anlamına gelir. Söz konusu olan bina her ne ise müfredat o konunun temel ögelerini ifade eder.

Aslında hayatın en temel müfredatı eğitimdir. Peki eğitimin müfredatı nedir? Eğitim, esasen bir insanlık kavramını, bir de onunla iç içe ya da onunla yan yana duran değerler eğitimini vermeli. İnsanın ihtiyaç duyduğu bilgileri vermek, olsa olsa, bunun bir tamamlayıcı unsuru olabilir.

Eğitim iki ana ögeden oluşuyor. Ve bu iki ana öge hep birlikte anılagelmiş. Bunlar eğitim ve öğretim. Dün talim ve terbiye deniyordu; bugün eğitim ve öğretim. Ne yazık ki eğitim boyutu çok büyük aşınmalara uğradı, hala da uğruyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, müfredatı yeniliyor. Dünyada genellikle beş yılda bir müfredat ya yenileniyor, ya da gözden geçiriliyor. Kabul edilen hemen her ders için bazı temel konular vardır ki bunların çıkarılması ya da değiştirilmesi pek söz konusu olmaz. Sadece yöntem, miktar ve zamanlama gibi unsurlar açısından konu yeniden ele alınır, güncellenir.

Türk Milli Eğitiminin en büyük yanlışı, geleneksel eğitim ve disiplin(*) anlayışının merkezi otorite tarafından zaafa uğratılması olmuştur. Yıkmak kolay ama yapmak ve yeniden ikame etmek gerçekten zordur. Bu hata yapılmış, bunun kısmen farkına varılmış ama telafi edilmesi için hemen hiç bir girişimde bulunulmamıştır. Şu an, bu handikabı yaşıyoruz milletçe. Bu handikabı aşacak bir pehlivan da görülmüyor ortada. Sadece bunu dert edinmiş deliler var, bir de dedikodudan öte gitmeyen şikâyetler.

NEDEN YAZIYORUM?

Müfredat ile ilgili genişçe bir araştırma yazısı yazmayı düşünmüştüm. Sonra, ne yararı olur düşüncesiyle vazgeçtim. Sosyal medyada bir değerli arkadaşımızın yazdığı bir yazı, ızdırap sahibi her samimi insanı olduğu gibi beni de etkiledi. Yazılanlar gerçekten ürperticiydi. Yorum yapanların şehadeti olayın boyutunun korkunçluğunu ortaya koyuyordu. Biraz iğneli bir dille ifade edersek, demokrasi, Türkiye’de herkese özgürlük tanıyor da bir namuslular, bir de milletin öz evlatları bu demokrasi nimetinden pek yararlanamıyorlardı. Bu saiklerle müfredatın bir kaç bölümüyle ilgili tekliflerimi arz etmek istedim.

Temel Dini Bilgiler Dersi 5.Ünite  Adab-ı Muaşeret Eklenmeli:

9. “Biz insanı bir bay ve bayandan yarattık” başlıklı bir konu eklenebilir. Burada ilgili ayetler, hadisler ve aydınlatıcı meseller ve bilgilerden yararlanarak; insanın bir erkek ve dişiden yaratıldığı, her ikisinin de Allah’ın emrine muhatap olmakla muhterem olduğu, hayatın (insan soyunun) devamı için cinsel hayatın meşru kılındığı, ancak cinsel hayatın kurallarının olduğu, her dürtünün kuralsız bir şekilde yerine getirilme eğiliminin insanı sağlık ve saygınlık açısından yok olma noktasına getireceği… anlatıldıktan sonra İslam’ın cinsel olguyla ilgili emir, yasak ve tavsiyeleri maddeler halinde sıralanarak her maddeden sonra maddeyle ilgili ayet ve hadislerden örnekler vererek konu tamamlanabilir.

Bu konu, öğretmenin, konuyu sınıfta anlatması zor olabilir düşüncesiyle derli toplu düzgün bir döküman olarak kitapta yer almalıdır ki öğretmen gerekirse ödev olarak konunun öğrenilmesini sağlayabilir:

-Konuyu okuyunuz ve;

  1. 10 (20) madde halinde öğrendiklerinizi yazınız.
  2. Konuda anlatılanlardan çevremizde şahit olunabilenleri maddeler halinde yazınız.
  3. Konuda anlatılanlardan çevremizde şahit olunmayanları maddeler halinde yazınız.
  4. Konuyla ilgili sorularınız ve eklemek istedikleriniz varsa yazınız.

Dinler Tarihi

  1. Ünite Türkiye’de Dini Gruplar

Eklenebilir:

  1. Satanizm
  2. Darwinizm (Darwin ve Darwinizm hakkında bilgi verildikten sonra bir teori olan Darwinizm’in bilimsel bir veri olmaktan daha çok bir inanç yapılanması olarak ele alındığı ve bir inanç gibi intisap edildiği, dolaysıyla Dinler Tarihi konularına dâhil edildiği açıklanmalıdır.)

Ortaöğretim Temel Dini Bilgiler (İslam 1-2)

I.

  1. Ünite

3.

Eklenmeli:

  1. “Biz insanı bir bay ve bayandan yarattık” başlıklı (Temel Dini Bilgiler/ V.Adab-ı Muaşeret/Eklenmeli:/9.’da açıklanan gerekçelerle) konu eklenmeli.

İslam 2

1.Ünite

2.

Eklenmeli:

  1. Satanizm

11.Darwinizm (Yukarıda Dinler Tarihi/V. Türkiye’de Dini Gruplar/Eklenebilir:’de olduğu gibi.)

Ortaöğretim Tarih Dersi 9-11

10.Sınıf

III. Ünite

10.3.1.c. “Anadolu’da Hristiyanlık ve İslam’a ait unsurların halk tarafından kaynaştırıldığı vurgulanır.” ifadesi yer almaktadır.

Böyle netameli bir cümlenin müfredatta yer alması için zorlamanın anlamlı olduğu, her halde pek savunulamaz.

MÜFREDAT BASİT KOLAY VE NET OLMALI

Müfredatın hazırlanmasında; konunun uzmanları, uygulayıcıları olan öğretmenler ve eğitim bilimcileri yer almalı.

İlkokulda temel bilgiler, temel insanlık değerleri ve temel milli değerler verilmeli.

Ortaokulda bir adım ileri, lisede bir adım daha ileri adım atılmalı.

Çocuklarımız bilgi hamalı olmaları için zorlanmamalı ama onların her birinin birer insanlık taşıyıcısı olmaları için gayret gösterilmeli. Yeteneklerin keşfi ve inkişafı için ortam ve imkân hazırlanmalı.

Her ders için her ayın bir dersi ya da bir haftası o ders için anlam taşıyan yaşanmışlıklar (örnekler) öğrencilerce ve öğretmenlerce derlenmeli ve sınıfta (okul ortamına uygun bir tarzda) değerlendirilip tartışılmalı, müzakere edilmeli.

Milli eğitimin, ancak, bunu ülkü edinmiş milli kadroların öcülüğünde gerçekleştirilebileceğini biliyoruz. Ancak, geçici çözümler için dahi mümkün olan iyiyi dile getirmek görevimiz.

AVRUPA KAPILARINDA DOLAŞAN MÜFREDATTAN HAYIR GELMEZ

Bazı derslerin müfredatlarının ve içeriklerinin kullanılan kelime ve kavramlara varıncaya kadar Avrupa Birliğince denetime tabi tutulmasına ne dersiniz, böyle bir duruma ses çıkarmayıp sair zamanlar gürleyenlere ne dersiniz?

Avrupa kıtasında yer alan ülkelerden Avrupa Birliğini kendi ölçütlerine göre değerlendirip bu birlikteliğin yerindelik durumunu halkına soran devletlerin varlığı biliniyorken, kıta dışı bir ülkenin “muhafazakâr” yönetimince böylesine önemli bir konuda olsun ses çıkarılmaması, ama iş şova gelince meydanların kimseye bırakılmamasını bilmek ne kadar ızdırap verici.

Bütün bunları aşmak idealimizdir.

(*)Bize has disiplin anlayışı hâkim kılınmadıkça yapılan hemen her teşebbüs sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Muhterem Aykut Edibali’nin formüle ettiği ve milli bakış açısına sahip pedagogların takdirle yadettikleri disiplin anlayışımız şudur: Disiplin; inançla doğan ve yaşayan; eğitimle gelişen; emir, itaat, istişare, kontrol ve otokontrol ile ortaya çıkan ruhi bir bağdır.